Takılıp kaldım …

Posted in Genel on 07 May 2010 by minelhuzn

Takılıp kalınca gözlerine; derinliğinde boğulup gidiyorum her seferinde.

Şu küçücük dudaklar, şu fındık kadar minik burun …

Dünden beri sana bakmaktan kendimi alamıyorum ey çocuk …

Masumiyetinin derinliğinde kaybolup gidiyorum,

gözüm resmine her iliştiğinde … (gL)

Neyi yaşamak istiyorsan onu yaşa

Posted in Genel on 30 Eyl 2009 by minelhuzn

Neyi yaşamak istiyorsan, onu yaşa

öyle bir hayat yaşıyorum ki, cenneti de gördüm cehennemi de

öyle bir aşk yaşadım ki, tutkuyu da gördüm pes etmeyi de

bazıları seyrederken hayatı en önden,

kendime bir sahne buldum oynadım,

öyle bir rol vermişler ki,

okudum okudum anlamadım

kendi kendime konuştum bazen evimde,

hem kızdım hem güldüm halime,

sonra dedim ki : ”söz ver kendine”

DENİZLERİ SEVİYORSAN, DALGALARI DA SEVECEKSİN!

SEVİLMEYİ İSTİYORSAN, ÖNCE SEVMEYİ BİLECEKSİN!

UÇMAYI SEVİYORSAN, DÜŞMEYİ DE BİLECEKSİN!

KORKARAK YAŞIYORSAN, YANLIZCA HAYATI SEYREDERSİN!

öyle bir hayat yaşadım ki,

son yolculukları erken tanıdım

öyle çok değerliymiş ki zaman,

Hep acele etmem bundan, anladım

——————————-

-alıntı-

hüzn’ün gündeminden …

Posted in Genel on 08 Ağu 2009 by minelhuzn

Bu kadar sözü hak etmemiştim. Hem de hiçç .. Ne çabuk da yargılayıp suçluyorlar insanı … Herkes kendi rahatı için bir başkasının çıkarını rahatça ihlal edebiliyor ve kendi huzuru için başkasının huzurunu bozarken gözünü bile kırpmıyor ..

Allah’ ım sen beni biliyorsun …

İnsanların isteklerine boyun eğdiğiniz sürece sizden iyisi yok. Eğer ki eğmezseniz bir kez bile. Vay halinize o zaman. Yaptığınız onca iyiliği hemen bir kenara kaldırıp atıyorlar; yargılamaya ve suçlamaya başlıyorlar.İşte o zaman sizden kötüsü yok. Yazıklar olsun, düşüncesizce davranırken karşı tarafa suç yükleyenlere …

Sessizim; ama haberi olmadan, üzerine kaldırabileceğinden fazla yük yüklenebilecek bir enayi değil …

Sessizlik; çoğu kez, kimseyi kırmak istemediğimizdendir. Ses çıkartmadığınız zaman sessizliği saf ya da aptal  zannediyorlar …

İyilikten maraz doğar. Atalarımız boşuna söylememiş. İnsanlar iyiliği çok çabuk harcıyorlar. Ve bazılarına göre iyilik hep kendi istedikleri oluyor maalesef. Yapmadığınız zaman ise … Yaptığınız onca iyilik … Püfff.  Bir anda uçup gidiyor. Ve siz  ”İYİ”  sıfatınızdan kurtulup  “KÖTÜ!..”  sıfatını alıyorsunuz hemen. Söylemeye  çalıştığım şey buydu.

Ah iyi niyet… Seni ne yapmalı ?…   Nerelere koymalı ? … Ki hak ettiğin gibi anlaşılıp,  ilgi ve ihtimam göresin …..

__  mine’ l-hüzn  __  // 6.08.2009 // 17:06

Ağlayacaksan Konuşmayalım…

Posted in Genel on 01 Ağu 2009 by minelhuzn

bağışlasın çocukluğumAğlayacaksan Konuşmayalım…

(susku duvarları yıkarsa, ardında ben olacağım…)

gülüşlerimi tahliye et ey Panos!…

Cezasını çekmedim mi?…

meşgule düşen beklemeleri

kendimden kaçıyorum,

Beni saklayabilir misiniz?…

içinden taşan bir kadının dalgaları ıslattı aynayı

ayna!… Göstermiyor iç yıkımları

dikişleri kaynadı kesilen mavilerin

suya düştü öpüşüm, düpedüz intihar bu

dur!… Ölme öpüşlerim

ağzımla kuş tutsam yaranamam artık aşka

ben de düş kanatlarıyla lir çalarım

söyle şarkını, dillen, sahnedesin

sahne senin

Ağlayacaksan Başlamayalım..

kim serdi üzerime bu sessizliği?…

Terlemek kötü..

dağınık sevgilerin ortasında kaldı yaptığım kumdan kaleler

hadi baba!… Bir kez olsun yardım et

teller örelim anılarımın çevresine

yaralanmasın sevişmelerim..

uçakların arkasından su döktüm bekleyenler için

gemilerin rotasına çiçekler ektim

son kez sigaramı yakar mısınız?…

Ateşime kar yağdı…

siz hiç martılarla şiir içtiniz mi?…

sızdınız mı bir yıldızın üzerinde dibe vurmuşken?…

bıçak kemiğinize dayandı mı, kemiğiniz titrerken?…

çıldırmak işten değil, dışarısızlığımdan geliyor

_ alıntı _

Sevgiliye Açılmamış Mektup

Posted in Genel on 27 Tem 2009 by minelhuzn

hzn

Varlığın , yokluğuna özdeş şimdi…
Yazıyorum birkaç dakika ağlamışlığın ve gözyaşının üstüne…
Güzel kelimeler istiyordum senden … Ay ışıklarıyla yıkanmış , okuyunca en çirkin anlarımın anlamlaştığı , okuyunca dokunduğun gözlerimin mızmızlaştığı …

Yıllar geçti aradan.. ve farkında olmadan…
Adımlarım daha büyük , daha hızlı ve daha sağlam…
Yokluğunda büyüttüğüm acılarımı her gün tazelemek zoruma gitmeye başladı. Ve hasretinin bitime uğraması gerekti. Eylüldü.. hüzün mevsimiydi.. nasıl unuturdum seni ? Yaprakların salına salına karıştığı toprağı öpüyordum , “Vatanım” diye değil ! Sen dön diye…

Yıllar geçti aradan … farkında olmadan.
Cebimde kimsenin göremediği bir öfke saklı sevdiğim… Çıkardığımda dağ dayanmaz ki gönlün dayansın ? Ben , kaybolmuşluğun sefasını sürerken , sen , bensizliğin nedametini çekiyorsun… Hissediyorum bunu…Ne ektin ki biçesin ?

Beni arıyorsan ;
Yokum !!
Sisle çevirdiğin bu evren , artık benim olmadığı kadar , seninde değil !!
Zaman hızla akıp gidiyor..
Yıllar sonra bugün , bakıp ta halime gülmeyeceğim… Gözlerime durulmayı öğrettim…
Dudaklarım , dudaklarında güneşe selam çakmayacak artık..
Erkekçe , namusluca çekip gideceğim gözlerinin önünden ;
Arkasına bile bakmadan……

Git..

Varlığın , yokluğuna özdeş şimdi…
Yazıyorum birkaç dakika ağlamışlığın ve gözyaşının üstüne…

Kaan Özer` – 11 . 04 . 2004

Seyr-i Zaman

Posted in Genel on 27 Tem 2009 by minelhuzn

zaman beklemez

Hiçbir yüzü tamamlayamıyorum
hiçbir hikâyeyi sonlandıramadığım gibi
bir tek notalar…
Dudaklarımda yaban tebessüm,
eski bir fotoğraftan başlıyor seyir;
başakların ortasında ya öğlen ya ikindi
hayatı mırıldanırken öyle sırtüstü
uzaktan şapkanı al diyor annemin sesi
bilmiyor oysa; güneş çarpmasından daha çok acıtacak bir gün anılar…
bilmiyor…
Askılarım dizginliyor bir kalbin telaşını
her yanımı sarıyor zaman
ben hiçbir yüzü tamamlayamıyorum…
İçime ne vakit çarpsa bu keman kasveti
yenilgiyi tamamlıyor notalar,
ne saklanacak kimsem var
ne sayıklayacak adını…
Eski bir yara taşıdığım beni büyüten
Öznesini fiiline vurduruyor intihar
Duvar diplerine döndürür bu yaşam beni…
bir tek notalar…
İlk kar düştüğünde, bir tetik çekiliyor içimden
sesi zor duyuluyor
ve bir türlü öldürmüyor büyüten yara
bir türlü ayrılmıyor kafesten…
Avuçlarım dağlanmış oysa bak çoktan,
dudaklarımda yalan tebessüm
Eski bir fotoğrafta bitiyor bu seyri zaman
Unutmalıyız…

__  GÖKÇEHAN DAÇE  _____

İKİ MEHTAP ARASINDA

Posted in Genel on 24 Tem 2009 by minelhuzn

Her aşk bulunduğu kalbin şeklini alır.

Toprak kokusu değince o rüyaya

Aşk çözülür… geriye menekşeler kalır.

Solmuş menekşeler: derinliğin tarihi.

Yenik kavimlerin tarihi.

Sevmek ateştir diye seslenir biri.

Yalnız o mu? Kavuşmak ateş

Kalbini bıraktığın sular ateş

Şarkılar ateştir: “iki mehtap

arasında kaldı gönül.”

İki güneş

İki gökyüzü arasında.

Bir buluta karşı iki güneş durduğunda

Her ölüm kendi gövdesinin şeklini alır.

__ Kemal SAYAR __

biri çıkıp gidiyor resimden

Posted in Genel on 23 Tem 2009 by minelhuzn

En ince gecelerin içinde başımı saklıyorum. Başımın içindeki yüzüm ve gözlerim korkuyla soyunuyor.Yağmurun cama vuruşunda başka bir şey var. Dans gibi bir şey…Tiryakisi olduğum gece ve çay gibi karanlık. Resimlerimi indiriyorum göğsümün orta yerinde duran. Biri çıkıp gidiyor resimden. Öylesine kırıyor ki beni bu. Başımı saklıyorum. Yağmur kesilirken ayaklarım yere batıyor. Daha derine batıyor. Başım ve ayaklarım arasında yıldızlarla dolu deniz olduğunu söyleyenlere inanamıyorum. Yüzüm ve gözlerim yağmura soyunuyor…

by__ doludeli

ÇOCUKSUN SEN

Posted in Genel on 23 Tem 2009 by minelhuzn

ÇOCUKSUN SEN / I

Dünyanın dışına atılmış bir adımdın sen
Ömrümüzse karşılıksız sorulardı hepsi bu
Şu samanyolu hani avuçlarından dökülen
Kum taneleri var ya onlardan birindeyim
Yeni bir yolculuğa çıkıyorum kar yağıyor
Bir aşk tipiye tutuluyor daha ilk dönemeçte
Çocuksun sen sesindeki tipiye tutulduğum
Dönüşen ve suya dönüşen sorular soruyorsun
Sesin bir çağlayan olup dolduruyor uçurumlarımı
Kötü bir anlatıcıyım oysa ben ve ne zaman
Birisi adres sorsa önce silaha davranıyorum
Kekemeyim en az kasabalı aşklar kadar mahçup
Ve üzgün kentler arıyorum ayrılıklar için
Bir yanlışlığım bu dünyada en az senin kadar
Ve sen kendi küllerini savuruyorsun dağa taşa
Bir daha doğmamak için doğmak diyorsun
Ölümlülerin işi bir de mutlu olanların
Onların hep bir öyküsü olur ve yaşarlar
Bırakıp gidemezler alıştıkları ne varsa
Çocuksun sen her ayrılıkta imlası bozulan
Susan bir çocuktan daha büyük bir tehdit
Ne olabilir, sorumun karşılığını bilmiyor kimse
Kötü bir anlatıcıyım oysa ben ve ne zaman
Bir kaza olsa adı aşk oluyor artık
Aşksa dünyanın çoktan unuttuğu bir tansık
Seni bekliyorum orda, o kirlenen ütopyada
Kirpiklerime düşüyorsun bir çiy damlası olarak
Yumuyorum gözlerimi gözkapaklarımın içindesin
Sonsuz bir uykuya dalıyorum sonra ve sen

Hiç büyümüyorsun artık iyi ki büyümüyorsun
Adınla başlıyorum her şiire ve her mısrada
Esirgeyensin bağışlayansın, biad ediyorum.
Çocuksun sen ve bu dünya sana göre değil

* * * *

ÇOCUKSUN SEN / II

Çocuksun sen sesinin çağlayanına düştüm
Bir çiçeğe tutundum düşerken, ordayım hâlâ
Sallanıp durmaktayım bir saatin sarkacı
Nasıl gidip geliyor gidip geliyorsa öyle
Zaman benim işte, nesneleşiyor tüm anlar
Dursam ölürüm paramparça olur dünya
Çocuksun sen sesinin çağlayanına düştüğüm
Uçurum diyordun bir aşk uçurum özlemidir
Bırakıyorum öyleyse kendimi sesinin boşluğuna
Tutunabileceğim tüm umutları görmiyeyim için
Gözlerimi bağlıyorum geceyi mendil yaparak
(Gözlerim bir yerlerde daha bağlanmıştı, bunu
Unutmuyorum unutmuyorum unutmuyorum hiç)
Bir rüzgâr esse ellerin fesleğen kokuyor
Kırlangıçlar konuyor alnına akşamüstleri
Bu yüzden bir kanat sesiyim yamaçlarda
Üzgün bir erguvan ağacıyla konuşuyorum
Ayrılığın zorlaştığı yerdeyim ve dalgınlığım
Bir mülteci hüznüne dönüyor artık bu kentte
Çocuksun sen alnına kırlangıçlar konan
Bir bulutun peşine takılıp gittiğimiz yer
Okyanus diyelim istersen ya da sen söyle
Batık bir gemiyim orda, seni bekliyorum
Upuzun bir sessizliğim fırtınalar patlarken
Gövdem köle tacirlerinin barut yanıkları içinde
Ve gittikçe acıtıyor yaralarımı tuzlu su
Çocuksun sen, büyümek yakışmazdı hiç
Gülüşünün kokusuyla yeşerdi bu elma ağacı
(Soluğunun elma kokması bundandı belki)
Bir elma kokusuna tutundum düşerken
Sallanıp durmaktayım bir saatin sarkacı
Nasıl gidip geliyor gidip geliyorsa öyle
Çocuksun sen, çocuğumsun

__ Ahmet Telli __

TUTUNAMAYANLAR’ dan …

Posted in Genel on 22 Tem 2009 by minelhuzn

ღ __ ღ __ღ

” Başkalarına söyleyecek bir sözüm olabilmesi için önce kendime söz geçirmem gerektiğine inanıyorum. Bana bugün ne yapmalı? diye soracak olurlarsa, ancak, önce kendini düzeltmelisin, diyebilirim. Bir temel ilkeden yola çıkmak gerekirse, bu temel ilke ancak şu olabilir: kendini çözemeyen kişi, kendi dışında hiçbir sorunu çözemez. ”

ღ __ ღ __ღ

” Hayatım ciddiye alınmasını istediğim bir oyundu. ”

ღ __ ღ __ღ

” Bat dünya bat … ”

ღ __ ღ __ღ

” Bir arada olmanın kaçınılmazlığından başka bir neden yok muydu bizi yaklaştıran? Aramızdaki boşluğu nasıl doldurmalıyım? Sen olmadan seni nasıl öğrenmeliyim ?…… ”

ღ __ OĞUZ ATAY __ღ

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.